
açacağım diyordu da, karanlık kesif saatlerdeki sohbetlerde araya sıkıştırıyordu, geç farketmem ondan. ömer aygün sonunda blogunu açtı.
ve araştırmacı-gezgin makaleleri ağırlıklı bir başlangıç yaptı. çikago’dan berlin’e dünya şehirlerini anlattığı bu diziyi bundan iki yıl önce şöyle anmıştım:
“günümüz evliya çelebi’si entry’leri mest ediyor ülen” (10.06.2005, eksi sozluk)
gerçekten de, ömer aygün’ün yazısında (ve dahi sohbetinde) bir cezbe hali her daim vardır ve okuruna sirayet eder. o anlamda, digamma postaları, dandadadan’ın “sarhoş oldum sanki ben bir yudumda” satırına hoş bir örnek olacaktır.
o anlamda, ömer aygün bizi diskoya götürecektir.
[bu küçük postanın soundtrack albumunden gelsin: ez mi dens ettik senle / barlarda sokakta diskoda hovarda... (lady, hear me tonight makamında)]