Hayvan Mitosları için iyi bir başlangıç

o kitap

Deniz Gezgin
Hayvan Mitosları
Sel Yayıncılık

Geçtiğimiz ayın sonlarına doğru Topkapı Sarayı’nın bahçesinde, Prof. Doğan Kuban’ın kaleme aldığı ve YEM Yayın tarafından yayımlanan heybetli bir kitabın, “Osmanlı Mimarisi”nin tanıtım kokteyli vardı. (Ekşi Sözlük’ün en komik başlıklarından biri için bkz: “Kokteylde elde kadehle hahaha diye gülmek”). Doğan Kuban, oldukça mütevazi bir üslupla yaptığı kısa konuşmasında, konuyla ne zamandır yazdığına dair bir ipucu verirken, “üniversiteden mezun olduktan sonra öyle uyduruktan yazmaya başlamıştım”, dedi – 50 yıl öncesinden bahsediyordu. 81 yılın verdiği rahatlıkla, o yıllarda yazdıklarıyla inceden dalga geçiyor, diğer yandan yeni kitabının aradan geçen 50 yılda üst üste koyduğu müthiş birikimden süzüldüğünü sezdiriyordu alttan alta.

Sel Yayıncılık’tan çıkan ve başlığına oranla dışarıdan bakıldığında oldukça çelimsiz bir görünüme sahip “Hayvan Mitosları” kitabının yazarı Deniz Gezgin de, henüz 26 yaşında. Kısa biyografisinde, arkeoloji bölümü mezunu olduğu, Anadolu’da çeşitli kazılara katıldığı ve uzun zamandır mitoloji konusunda çalıştığı yazıyor. Kitabın çelimsiz görüntüsü, okurun rafa uzanan elini geri çevirmesin. Yapıt eksikliği çektiğimiz bir alana oldukça güçlü, daha da önemlisi istekli bir adım atılmış. Eksiğinin gediğinin farkında olan Gezgin de, konuya ilgisinin geçici olmadığını ve bu kitabın nihai bir sonuç sayılmaması gerektiğini, önsözdeki “(…) bu henüz başlangıç olarak düşündüğüm bir çalışma ve öyle zannediyorum ki uzun yıllar üzerinde üzerinde durarak geliştireceğim bir konu olacaktır” satırlarıyla ifade ediyor.

Gerçekten geriye dönüp baktığımızda bu (pek de spesifik saymamak gereken) alana dair elle tutulur bir çalışma yok ülkemizde. Yazarlarımızın, hele ki bir dönem, mitolojiye ne denli düşkün oldukları bilinir – hayvanları büyüteç altına almaya niyetlenen çıkmamış pek. Oysa, yazarın da söz ettiği gibi, çok uzak geçmişten miras aldığımız kimi duyumlar bizde hayvanlarla ilgili mistik düşünceler uyanmasına sebep olur. Dünyanın değişik coğrafyalarında insanlar çevrelerinde yaşayan, ya da bir şekilde yaşadıklarını bildikleri hayvanlara pek çok anlam yükler. Bunun ne kadar eskiden başladığı (dolayısıyla mitolojilerle akrabalığı) insanoğlunun mağara duvarlarına kazıdığı ilk resimlerde hayvanların tuttuğu yere bakıldığında görülebilir.

İnsanlar, ilk çağlardan günümüze, hayvanları hikayelerden, söylencelerden hiç eksik etmemiş. Bazen “sevimli”, bazen “korkunç” dostlarımız çoğu mitolojik kurguda ciddi rollere soyunmuş. Gezgin’in deyişiyle “Mitoslarda hayvanlar bizler gibi konuşabilmiş, şekilden şekle girmiş, ağızlarından ateş çıkarmış, büyük kahramanlara bakıcılık yapmış, hatta kimi ırkların atası olmuşlar”. Masallarda kişiliğe bürünmüş, bazı kahramanların sureti olarak sembolize edilmişler.

“Hayvan Mitosları” abecesel bir dizilimle, küçük bir ansiklopedi havasında, ağaçkakandan bok böceğine, horozdan ineğe, kargadan kuzguna, boğadan vatoza mitolojideki hayvanların renkli dünyasına dalıyor ve –doğruluğu su götürür bir kanı da olsa- bizden sonra üstünde yaşadığımız dünyayı en çok anlıyormuş gibi duran mahlukatın söylencelerinin bir seceresini çıkarıyor.

Kitapla ilgili en önemli eksiklik, yeterince kaynağın araştırılmamış olması. Ama önünde hayvanlar alemini gezmek için uzun yıllar olduğunu düşünerek genç araştırmacıya hak ettiği desteği vermek için kitabı alacak olanlar, keyifli bir okuma deneyimi yaşayacaklar.

– Yakın veya dolaylı okumalar için : “Hayvanların En Güzel Tarihi”, Çokyazarlı, (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları); Kitap Yayınevi’nin çıkardığı “Kedi”, “Köpek”, “Karga”; Orhan Duru’nun “Kısas-ı Enbiya”sı (YKY); TÜBİTAK Yayınları’ndan “Hayvan Zihni”.

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.